bir yengeç, bir yerleri tıkırdatır, bir şeyleri kıpırdatır

hiç sırrı yoktur, ama ne yaptığını hiçbir zaman bilemezsin. anlayamazsın.

o yüzden övgüler ve şiirler hep bu hayvana.

kıskacını göğsüne, göğsünün tam ortasına batırır- ne diyordu o şair,  oradan akıttığı da her zaman kendi kanı değildir üstelik.

bazı şeylerin bilinememesi ne güzel! bazı şeylerin şu çağa rağmen anlaşılamaması ise ne hazin...

evrende

bir sürü pembe balon verdim eline. hoşçakal dedim gökyüzüne fırlattım seni, senin çocukluğunu.

gök yarıldı, fermuarın arasından seni uzaya gönderdim.

ama aşağıda bir balonunu unutmuşsun.




UNGATZ!



Bir kişi içine kapanık, zeki, duyarlı ve komik bir yaşlı ise dünyanın en güzel filmini izlettirir insana :)  Ben de bu filmi izlediğim için şanslıyım, introverted karakterleri seviyorum, muhakkak bir absürdlük oluyor onlarda...

hepsi yine kendime, öylesine

meyve mi yemiyordum? vitaminsiz mi kalmıştım? neden sürekli kilo kaybediyordum? kaç gündür uyukluyordum, bugün günlerden neydi, bana ne olmuştu? uyandığımda kimler başımda bekliyordu?

en son ne zaman nefes alabilmiştim? ne zaman "oh be!" desem, "aman!" diyordum. artık hangi cuma rahata düşsem, aynı pazartesi huzursuzlanıyordum.

ama hep uyudum. en son kirpiğimin ucu da dinlendiği zaman sokağa uydum. yine de en önce ben erken eve döndüm. önce sıkılan da hep ben oldum. ne alem kızmışım, aynı yerde kalamamak bana mı nasip olmuş? annem gülüyor hallerime ama kızan da olmuştur elbet tahammülsüzlüğüme.

ama artık daha fazla hareket etmeye başladım. artık biraz daha güçlüydüm ama daha inançsızdım. ilerideki berrak zamanların hepsini çöpe atmıştım ama bir karanlık da görmüyordum.  artık daha zamanlı konuşuyor,  artık daha amansız susuyordum. artık kimin ne yaptığının ne önemi vardı? artık hepsi de allahın belasıydı. artık umursamıyor, kaçıyordum. bir yer bulurdum evimin köşesinde, aklımın ucunda. öyle erişilmez, öyle dokunulmazdım.

canım, bak bir sene olacak yarın (sen inanma, geçti o gün), kendimi adayalı. ama ben hep bir gün öncesinden kutlarım günleri (sen buna da kanma, henüz gelmedi o gün), ne var bunda utanacak? ben belki biraz da yalancıyım, ta aylar öncesinden kutsarım dünleri, ne var her şeyi zamanında yaşayacak?

canım, biraz da kuş dili konuşalım, ne var bunda anlaşılmayacak? canım, herkes biraz yalan söylemiş ya zaten, ne var doğruyu anlatacak? canım, kıramam ki seni, ne var canını yakacak? yine biri özür diledi benden, kahrından dağılmış, ne vardı günah çıkartacak? bak, ben hepsini öğüttüm, kocaman bir insancık oldum. bak ben hepsini öğürdüm, küçücük bir adam oldum;  ne var her şeyi uzatacak?

insan ne zaman hatırlamayı unutacak?

ben öyle boş konuşurum (       ), bunların hiçbiri anlaşılmayacak. bazı şeylerin hepsi bil ki sadece bana kalacak.

canım, vakit gelince elbet bunlar da unutulacak. ne fena (ne şahane) bazı şeylerin hiç tekrarı olmayacak.


                                                                 Marc Chagall- Üç Mum


https://www.youtube.com/watch?v=CtkvvWOZyWg


Kırdım diyorsun zincirlerini ; evet köpek de çeker koparır zincirlerini, kaçar o da uzaklara ama halkalarını boynunda taşıyarak.

Persius

her şey yolunda, -bahar hariç

hayatımın en önemli konuşmalarından birinde, 20 tane seçilen şarkı listesinden benim seçtiğim şarkıya denk gelecektim. sözü sanem'e bırakacaklardı o sıra ve tasarlanmış gibi bu çıkacaktı işte. ben ne diyeceğimi hiç şaşırır mıyım, bülbül gibi şakıdım. aksamadım bir kelimemde bile. arkada o çalıyordu, bir ben biliyordum onun ne demek olduğunu. 20 tane şarkı içinden tutturmuştu şansım, istemeden.

hayatımın en önemli gününde olmayacaktı yanımda. diğer bütün önemli günlerde olmayacağı gibi. ya da bir pazar akşamı balık yerken, çiçek açmış bir kiraz ağacına bakarken, karikatürlere bakarken, dans ederken, kitap okurken, yürürken, karşı apartmanı yıkarlarken, bahar mevsimini yaşarken olmayacağı gibi.

zaten bunları önceden beraber yaparken, her birinde, gerçekten de yokmuş. o konuşmadan aylar sonra bu zihnen ve kalben bulunmama halini rezilce itiraf ettiğinde anlayabilecektim. ne denli kandırıldığımı.

şarkı kaldı geriye. o anın hüznü kaldı. yakında o da gider.



https://www.youtube.com/watch?v=IgbPHTBiAVQ