hay bin kunduz

Nasıl yorgunum. Hem gönlüm yorulmuş,hem bedenim,zihnim... Saç telim,tırnağım,tüğlerim hepberaber yorucu,bitap,moralman sıfır bir gün geçirmişiz. Deli gibi para ödemişim elimdeki kağıtlara(schoeller sana burdan selam ederim),renkli çıktılar almışım kuşe kağıda falan sen gel tepemden aşağı... Yağmur! Pek sevindirici.

Sonbaharın-kışın nesi-neresi sevilir anlamıyorum. Sorsam zaten sığ cevaplarla karşılaşıyorum hep; "Ayh sonbaharın renkleri şahane", "Sıcak bir kahve eşliğinde camdan karı izlemek gibisi yok", "Sonbaharın hüznü hoşuma gidiyor"... De get ya hu! Bu kadar normalliğe,mutluluğa,gelsin hayat bildiği gibiciliğe karşıyım! Sonbahardan mutlu olan var mı ya? Zaten varsa tanımak istemiyorum,hayatımın hiçbir evresinde o kadar normal olamadım,etrafımdakiler de olamadı hepberaber deli hayatı yaşıyoruz(Mutlu insanlara özeniyorum,onları kıskandığımı bile söyleyebilirim). Bir kere toprak ölü,sen ölüsün! Yapraklar kuru ve sarı,yeşil olamıyor bir türlü.Yukarıdan yağanların bereketi de ölü toprağa yetmiyor. Ne bir çiçek bitiyor ne bir ot.Böylece yaşama sevincin gidiyor,üretemiyorsun,aşk bile yaşayamıyorsun. Çok da sevdiğim bir kız arkadaşım şu zamanlarda aşık olmaya bakıyor ama diyemiyorum ki ona da bu mevsimde aşık olmak zor. Sokakta adam yok! Sürte sürte dolanmam bu yüzden,sese ihtiyacım var,yüzlere! Zaten erkeklerimizin çoğu rahat döşekçi,ne diye çıksın bu soğukta karda kışta,adam oturur osura osura televizyondaki maçını izler. Çıkanlar da zaten şapkalı,bereli,atkılı-havalar malumunuz kimselerin suratı da görünmüyor.(Oysa bir bahar gelse bir açılıp saçılsak). Kapalı kutu hayat,bildiğin.

Bahar öyle mi halbuki! Yaşanılan en güzel olaylar,sevinçler,muhabbetler hep bu mevsimlerde değil midir? Bu mevsimde kariyerimizde daha başarılı,aşk hayatımızda daha heyecanlı,ruhen ve bedenen de daha sağlıklı olmuyor muyuz? Sokaklarda insanlar,gece geç gelir,bir yerlerde müzik hep var... Hele de bir moda tasarımcısı olarak baktığımda kışın "FASHIONABLE" falan olmak da mümkün değil. Yaratıcılığınızı sınırlıyor resmen. Mart kapıdan bir baktırsın,kazma-kürek-sopa ne varsa girişeceğim vallahi.

Şu mevsimi birkaç yıl önce,can dostum sevdirebildi bana ancak. Onu da geldiği yere yolladım zaten,onla geçen birkaç yıl pek huzurluydum doğrusu. Ama hala aynı yerdeyim.

Neyse,annem kestane yapmış. Gidip yiyeyim.

love means zero

Love means zero. Love is a term in tennis;when there is no score,when you can not make any point that's what you get. That's what I learned couple of weeks ago,as a new word.And I started to questioning myself about this short but meaningful word.When we are really putting a lot of sense,somebody in somewhere calling this ZERO.Someone plays with our sensitivity.When we are keep thinking,trying to understand and strongly believing in this LOVE,what we get is ZERO.

I found it really ironic.It is not sad,indeed.It's just that simple.