21.yy

21.yy'ın yani çağımızın hastalığı çoğu insana göre kanser. Midemizi, bağırsaklarımızı, lenf bezlerimizi, tükürük bezlerimizi, gırtlağımızı, iliğimizi...vb organ ya da hücrelerimizi dört bir yandan hapseden kanser hastalığı. Doğru tabii.

Ben olaya daha farklı açıdan yaklaşıyorum şimdi.

Bana göre, çağımızın hastalığı ALDATMAK!

Şu günlerde kafamı nereye çevirsem karşıma çıkıyor. Öyle hikayeler duyuyorum ki nasıl korkuyorum anlatamam. En takdir ettiğim evlilikler, beraberlikler, "ayy ne şirin çift" dediğim sevgililerin hepsinin ayrılma sebepleri bu.

Yani çok içiyorsun, sarhoş oluyorsun, boşanıyorsun. Çok temiz iş.

Yargıladığım şey, boşanmak ya da ayrılmak falan değil de iradesizlik, güçlü olamamak herhalde. Kızıyorum çünkü ben ve benim gibiler bu gerçeklerle karşılaştığı zaman allak bullak oluyor(uz). Karşıdan aldığım cevap da "Ayy canım ne olacak karşı taraf da yapıyor, sen de yapıyorsun zaten bilemezsin ki hiçbir zaman", "Artık bu gereklilik gibi bir şey", "Sevmiyorsan aldatırsın", "Aldatılmayı hakettiyse aldatırsın"...falan. Ne diyebilirim ki ben çağın çok gerisinde kaldım herhalde. Çeşme başında hayatının erkeğini bekleyen ve ömrünü onla geçiren köylü kızlardan farkım yok demek ki?

Zor oluyor tabii, inandığınız sahip çıktığınız değerlerin çağın getirdiği koşullara göre yitmesi. Düşünüyorum da çok fazla insan tanımamak, çok kafa dağıtmamak lazım mutlu olmak için. Ailelerimize baktığımda bunu görüyorum. Küçük ve kendilerine ait çevrelerinde yaşayıp gitmişler. İyi ya da kötü, idare etmişler bir şekilde. Ya da diyebilirim ki benim annem babam birbirlerini çok severek çeyrek asırdır beraberler, şu bahsettiğim hastalık olmadan. Bu yüzden mutlu bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdim ve zannettim ki herkes böyle. Hayal kırıklığına uğruyorum ama.

Sayılarımız arttı herhalde? Artık daha çok hastalanıyoruz gibi sanki, ya da daha uluorta mı ne?

Şimdi adam napsın gidiyor barlara falan, görüyor orda afet-i devranları çeşit çeşit...Ya da kadınlar için aynı şey geçerli analar da az değil bal köpüğü gibi oğlanları doğurup salıyorlar etrafa. Ne ayıp. E hal böyle de olunca bir sürü insan, bir sürü renk... oof cümbüş! Elini sallasan ellisi canım!

Cahil olsak daha mı iyiydi ki? Bilmeseydik barları, diskoları falan, başımız dönmeseydi o kadar, tanımasaydık o kadar fazla kişilik, ten...Daha mı mutlu olurduk? Sahip olduklarımıza sahip çıkar mıydık o zaman? Maymun iştahlılık yapmazdık değil mi?

Değil evlenmeye falan, ilişki yaşamaya korkar oldum. Korkarak yaşayamazmışım ama öyle diyorlar bir de! Karşı taraf için de değil sadece, insan kendinden de korkmalı, yapabileceklerinden.

Korkuyorum, ilerde çocuklarıma (olursa) anlatacağım hikayeler bu kadar can yakacak diye. Onlara gerçek bu demek istemiyorum hiç. Onların gerçekliği daha başka olsun isterim ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder