paha biçmek

Küçük çocukları çok seviyorum gerçekten. Bana harika duygular yaşatıyorlar. Hele bir tanesi var, komşumuzun oğlu, deliriyorum onun için resmen. Adı Tuna ve 2,5 yaşında.

Dün konuşuyoruz bir şeylerden. İşte yaramazlık yapan çocuklar olsun, laf dinlemeyen kötü kediler olsun... Beğenmediklerimizi, tasvip etmediklerimizi çöpe atıyoruz. Mesela "Zeynep yemeğini yememiş sen onu çöpe at Sanem", diyor bana hemen hayalimizdeki çöpe atıyoruz Zeynep'i.

Bir kaç dakika sonra şu muhabbet geçti aramızda

-Sanem, şu ampul neden yanmıyor?
-Patlamış o sanırım.
-Neden patlamış?
-Ben topla vurdum ona o da patladı. Yaramazlık yaptım ama yanlışlıkla oldu.

Çok mahsun bakarak dedi ki;

-SENİ ÇÖPE ATMAM Kİ BEN.

that was just a dream, dream, dream

I was passing at your door and I saw your window was open. It was twilight, the sun had just went down and I was coming back from a concert; a huge one. It was great though.

I don't know how I did that but I jumped to your balcony. Yeah, it was second floor.I was suddenly in a room. There were two beds at the corners of the room. I saw your mobile phone which you changed couple of weeks ago. It was Motorola. I thought that you left at home cause I was so sure that you were not there.  But I felt that you were in other room, you know, the biggest one. I wanted to go out but I couldn't. I knew that you would have heard some noise. Shortly after, it was you! But your hair... It was too long. It was long till your back. You were looking like a Korn's vocalist. It was not fun, you were looking good either way.

So I just went to bed and lained. I turned my face to the wall, I ashamed to look at your face you were so serious. I was thinking that I did the same thing again. I was so angry with myself. I was angry beceause I promised myself that I wouldn't come at your door again.

Then I turned my face to you. You were on the opposite bed and just like me you were resting your bones.

You look at my eyes so seriosly. It did not took so long. After, you began to speaking about your stupid stuff, you know like you always do. I was thinking that I could not resist anymore and I could not stand anymore what you have been saying. Same thing! Nothing is changing!

I was in your home again. It was boring again.

The thing is, this was the only place that I wanted to stay till I die.

heves

Ben de sevinmişim işte, öylesine
İyi olacak diye.
Şimdi de diyenler var işte, "aldatıldın" diye.
"Kandırıldın" diye.
"Kırıldın yok yere",
diye diye...

"Neden?" diye,
Diyorum "şiirdeki gibi" diye;
"De hele niye
Ne bilem işte, öyle..."

bitti

Artık konuşmak istemiyorum sizinle,
Ne sizinle ne de ailenizle.
Beş yıl yaşlandım beş günde
Sayenizde.

Yanaşılmıyor da o çok bilmişliğinize
Sizin deyişinizle
Bilgeliğinize...

Dedikodu da veremiyorum size
Heyecan da duymuyorsunuz söylediklerime
İki laf edilmiyor sizinle.

Tahammülüm yok artık tek bir zerrenize,
Ne sesinize, ne de yüzünüze...
Beş yıl yaşlandım sayenizde,
Beş günde.

the king midas and i


I love Florence and the Machine. They are doing really good music. They are popular with their song called "Rabbit Heart". And this song has special lyrics. It really touches my soul!

So, this song was my inspiration. It says;
This is a gift, it comes with a price
                                     Who is the lamb and who is the knife
                                     Midas is king and he holds me so tight
                                     And turns me to gold in the sunlight

I am living in the city where Midas lived and it's called Gordion. I feel like his spirit will survive me and help me to become something beautiful; just like a gold.

I drew myself and him. He embraces me and i love that.
Hayatımdan insanlar çıktıkça ya da ben onları çıkardıkça geriye kalan şu oluyor;

bazı şarkıları dinleyemiyorum artık.

denize bakarken aklıma bu geldi

Hayatta benden alınıp, seve seve başkalarına verebileceğim şeyler var.

Mesela ömrümden 5 sağlıklı yılı bir kanser hastasına, 12 aylık maaşımı bir fakire, böbreğimi- uygun düşerse tabii- böbrek hastası birine verebilirim. Başarılarımı verebilirim alkış almayan birine.

Sırf ben istiyorum diye.

Mutlu eder bu beni gerçekten. Umarım yapabilirim bunlardan birini, ya da bir benzerini, bir gün.

depeche mode yanlış demiş

Her şeyi üzerime alıyorum şu sıralar. Sanki bütün şiirler, şarkılar, sözler bana yazılmış gibi. Arasından bir cümle seçip seçip saatlerce kafamda kuruyorum uzun uzun.

O kadar çok kavga ediyorum ki kafamdaki insanla. Çoğalıyorlar sonra...Birken önceleri, bir kaç kişi oluveriyorlar.

Son derece açık ve net biriyim aslında, ama onlar kafamı karıştırıyorlar.

Sonra herhangi bir şairin tek bir cümlesi yetiyor kafamı berraklaştırmaya. Diyor ki,

"En güzel zamanlarımın üç mel'un adamı var" 

ya da çok tırt bir filmin repliği,


"Keşke diyor, dönmeseydim"

Kelimeler o kadar güzel ve anlamlı ki.

Nasıl olur da aynı zamanda  bu kadar can yakıyorlar, bilemiyorum.

yengeç yüzmez,suda yürür

Canım sıkkın, yengeç burcu olma konusunda takıntılarım var. Uzun zamandan beri düşünüp duruyorum bu kadar kötü müyüz gerçekten diye?

Geçenlerde konuşuyorum bir teyzeyle...Dedi benim de kızım yengeç burcu, çook uyuşuk ve aşırı duygusal biri diye. Tekrar hatırladım yengeç burcu olma konusunda yaşadığım sıkıntıları. Bir de dedi ki üstüne, çook yıpranırsınız çook.

Yapma yaeeaaa! Bilmiyorduk sanki!

Valla ne yalan söyleyeyim, şöyle gerine gerine "Ha haa, aslan burcuyum ben bebeğim" diyebilmeyi çok isterdim. Ya da akrep falan. Hani korkutucu bir havası olsun bir karizması olsun değil mi hayvanımın? Yok! Kabuklu, tıkkırı tıkkırı yürüyen bir canlı. Yampirik bir de.

Ama toparlıyorum kendimi, hemen sevdiğim müzisyenlere, oyunculara bakıyorum ve görüyorum hepsi yengeç!!! Yehuuuu!! (Allahım ne büyük başarı!)

1.Türkan Şoray
2.Frida Kahlo
3.Meryl Streep
4.Robin Williams
5.Sezen Aksu


Hepsinde ortak bir nokta var ki, işlerini hakkını vererek ve her şeylerini ortaya koyarak yapıyorlar ve yürek titretiyorlar resmen! Ve de üretkenlerdir hep. O yüzden sancı çekerler sürekli.

Bence korkulacak bir şey yok! Arada gelirler giderler bu insanlar, bir de kıskaçları vardır koparırlar fena, hem kendi etlerini hem de başkalarınınkini.

Severim yine de kendimi. Yanağı sıkılası bir insanım.

Ha bu arada, daha kötüsü için,

(bkz: balık burcu)