ara ki bulasın

web'de ara
inbox'da ara
gelen kutusu'nda ara
google'da ara
facebook'da ara

peki nerde bulucam ben seni?

bir şey diyeyim mi, şu internetteki buttonlar hiç işe yaramıyor.

(!): Kelimeleri yazarken yaptığım klavye hatalarından oluşan egzantrik 2 kelime doğdu.

Öğretmeseydin bana o caddenin ismini, vallahi daha iyi geçerdi gecem.

Her zamanki gibi bir gündü. Uyanışlarım aynı, yatışlarım, gün içersindeki düşüncelerim, kavgalarım hepsi aynıydı işte. Buraya geldiğimden beri de yüzüm yanıp duruyor zaten gıcık oluyorum.

Gez toz güzel tabii. Arkadaşlarla laflamak hoş. Güldük bir ara altıma sıçıyorum zannettim. Neyse ordan da çıktım atladım taksiye, gittim bir yere. Oraya giderken hoştu tabii, farketmiştim ama o kadar götü(!) olmadım. Dönerken, aklıam(!) dank etti. Orayı ilk sizden öğrenmiştim, orasının ismini. 15 dakika sonra istesem, evinizdeyim. O kadar yakın yani. Dedim laaaağğn kendine geli haydii hooop! 

Ev için ayrı bir taksi. Zira yürümeye tırsıyorum. Neyse canım o da benim lüksüm olsun, öğrenene kadar böyle. Annemin tembih ettiği gibi herkese kibar davrandım. Taksici de bana çok iyi davrandı. İkisi de iyiydi gerçi.

Evime gelirken, nasıl başım döndü ama nasıl. Zaten yatağa zor attım kendimi. Sinekler de geldi tabii. Çok korkuyorum ama bu evde yalnız kalmaya.

Neyse, zaten burası bana ait bir yer değil. Sevdiğim bir yer hiç değil. Aklıma düşmesi normal böyle şeylerin.

O caddelere alışsam iyi olacak bence. Şansımı zorlamamalıyım.

Ama merak ediyorum.

Orayla, sen nasıl başa çıkacaksın?

(!): Kelimeleri yazarken yaptığım klavye hatalarından oluşan egzantrik 2 kelime doğdu.

ordasın, biliyorum

Gidebildiğin en uç noktaya kadar git, ben karşılayacağım seni. Vardığında da ben alkışlayacağım, ellerim nasır tutacak bu yüzden. Dizlerimiz de kanayacak bittabi, varmak kolay değil. Ölüm yok ucunda ama habire düşmek de var. Bir ben sana, bir sen bana... Tahtıravallideki hallerimiz gibi; bir ben hafifleteceğim seni, bir sen beni.

İnat edeceksin bu hayatla. Ben de hayal kurmaya devam edeceğim. Sen engin bilginle gökyüzündeki cismin meteor balonu olduğunu savunadur, ben onun mars olduğuna inançlı bir bağlılıkla eminim.

Alnındaki ilk sivilcenden beri tanırım ben seni. O yüzden diyorum ki,
bir o kadar daha,
güzel şey yaşayacaksın.

Çok eminim.

ara sıra

Uzandım,
ne kadar yoruldum bilmiyorum artık,
denizden herhalde, çok yüzmüştüm ondan olabilir.

Salıncağımız var bizim balkonda,
rüzgara karşı sallanıp duruyorum.
Görsen, oranın en sert rüzgarını bizim balkon alır.

Yanımda da yasemin ağacı var,
nasıl kokuyorlar,
yasemin gibi, yasemin işte...

Kitap okuyordum, çok da sürükleyiciydi
Portobello Cadısı'ydı adı,
hiç duydun mu?
Adı bile güzel baksana.

Gözüm yaşardı birden, damla süzüldü soğuk soğuk yanaklarımdan.
Neden anlayamadım sonra baktım,
TRT radyolarında eski Nilüfer 45likleri çalıyormuş.