days go by diye bir şarkı vardır, severim

still i think of you diye devam eder falan. Muhtemelen bir aşk şarkısı ama günlerin geçmesi bence daha can alıcı o noktada.

Her gün bir şekilde bitiyor bende. Hafta içleri genelde sakin( birkaç gece baya çılgın geçse de), hafta sonları ise çok daha çılgın( bir kaçı sakin geçse de).

Önceden, anlamlı bitirmeye bakardım günümü. Kayda değer birşeyler lazımdı. Şimdi bitsin, geçsin, çıksın diye bakıyorum benden.

Sanki zaman geçtikçe, bir şeyler eksilecek ya da bir şeyler artacak gibi.

"Taşlara düşen saat gibi, ne artı ne eksi".

Kalem de tutmaz oldu artık elim, çizmiyorum bişeycik. Yazmıyorum da çoktandır. Ellerim artık tertemiz evet hiç boya izi yok. İş kadını olmak bu nu acaba? Renklere boyanmamak mı demek? Manikür yaptırmam gerekir mi ki, bilemiyorum.

Çok hata yaptığımı düşünerek ve muhtemelen de çok hata yaparak geçiriyorum vaktimi. Havalardan mıdır, bilemedim. Zaten şaşkın olan ben, iyice titrek bir şey oldum yanlış yapacağım diye. Bugün yanlış yapmayayım diye güne uyanıyorum nicedir.
Eve gelince bakmıyorum bilgisayara neyse ki, sevincim o şimdilik. Yani gün boyunca yüzüne baktığım ekrana bir de eve gelince bakmıyorum.

Yumuyorum gözlerimi.

Saat 10 gibi falan işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder