hala muzdaribim


yük

Bu genç yaşta neyin sorumluluğunu alıyorum ki bu kadar?
Ne için acelem?
Neden hep her şeyi en önce ben bitiriyorum,
Zamanında bitirmek yerine?
Neden kendi kendime kuruntulanıyorum,
Huysuzlanıyorum?

Ensemde tonlarca ağırlık taşıyor gibiyim.
Ya başım dik çıkacağım bu yarıştan,
Ya da ağır gelecek hepsi,
bükecek boynumu,
yürüyeceğim yere bakaraktan.

mAriE AnToineTTe

Marie Antoinette, Sofia Coppola'nın enfes filmi. Zaten Marie Antoinette'in hayatı filmlik.

Mezuniyet projem olarak Barok mimari ile araştırma yaparken, kendimi bu kadında buldum, sonra da bu filmde.

Filmden birkaç güzel müziği sizlerle paylaşıyorum. Mümkünse bir şekilde M.A'nin soundtrack'ini elde edinin derim.




http://www.youtube.com/watch?v=fYka_G-pnDM&feature=related
baş üstüne dedikçe
basarlar üstüne

de get allasen...

sayko reklam kampanyaları. zalak mısınız. ağzınızın ortasına çakasım var. korkutuyorsunuz beni.

çok yaşa:)

hasta olunca beni mutlu eden bir şarkı var bimem hatırlar mısınız..

Sonbahar geçti
Leylekler uçtu
Yağmurlar düştü
Hapşuuuuuuu!!

Haftası oldu
Renklerim soldu
Mendilim doldu
Hapşuuuuuuu!!!

Haa  haa hapşuuuuu!!
Hap,hap hap,hap,hapşuuuuu!!

Banyoda terle
Gitmedi nezle
Gürle de gürle
Hapşuuuuuuu!!

Doktora gittim
Aspirin yuttum
Dersi unuttum
Hapşuuuuuuuu!!

Haa haa hapşuuuuu!!
Hap,hap hap,hap,hapşuuuuu!!

Hapşudan bıktım
Caddeye çıktım
Ah ne acıktım
Hapşuuuuuuuu!!

Dağlara tırman
Derdime derman
Kalmadı amman
Hapşuuuuuuuuuu!!

Haa haa hapşuuuuu!!
Hap,hap hap,hap,hapşuuuuu!!

Mutlu eden cinsten

Başarılı bir çalışma.



http://365q.ca/

yakalarsam muh muh



Evet işte aynen böyle. Boyun olsun gıdık olsun öpesim geliyor arkadaş. Ama öyle boş bir öpücük değil. Bütün bir hayat enerjimi aktararak karşımdaki insana. Sanki öpünce hayatını değiştirecekmişim gibi. Kanının aktığı, nabzının tık tık attığı, kendine has kokularını yaydığı o boynu öperim laan!



Ya da yine boyunla ilgili olarak şah damarımızın olduğu yere iğne batırmak gibi fantezilerim var. Yani bir insana oturduğum yerden çat diye iğne batırasım ve öldüresim var. Deneyim işte.  

Psikopatım tabii. Black Swan'ı da izledim dün. Benim de filmimi çeksinler adı "Ak Gerdan" olsun ama. Türk yapımı. Leziz.

Ordan nasıl adam öldürülüyor bilemiyorum. Çocukluğumdan beri duyduğum bir hikaye gibi bu. Şah damarımızın olduğu yere küçücük bir iğne batırsak hemen ölebilirmişiz, öyle diyordu arkadaşlarım. Nerden de bilirlerdi böyle şeyleri. Hep bilirlerdi ama çok sinir olurdum. İnsanoğlu neden terler, köpekler nasıl olur da renkli görmez işte böyle şeyleri hayvan gibi bilen insanlar vardı etrafımda. Geometriden 100 alırlardı falan. Neyse, o ayrı bir yazının konusu.

Yakalarsam var yaee......

karanlık yanım

Zamanında baya bir insan kandırmışım ben . Kendimi hiç kandırmamışım ama onları kandırırken, her şeyi müthiş bir bilinçlilikle yürütmüşüm. Şimdi bu yaptıklarımın cezasını çekiyor olabilirim. Çünkü çok vaatler verip kaçtım, onu gördüm bir kere daha. İnanmalarını sağlayıp bırakmışım. Neyse ki kaçmışım, devam ettirip zaman kaybetmek benim için daha sıkıcı olabilirdi. Sıkıntıya gelemiyorum, evet. Üzülüyorum desem yalan olur. Benim de kötü yanım bu olsun.

temennim

mekanınız mekanımız olsun inşallah
hoş gelin
hoş gidin
mekanınız mekanım olur inşallah
hoş geleyim
bi hoş gideyim

cümbür cemaat olalım inşallah
tanışalım, karışalım
sularımız bulansın tez zamanda
karışıp soyumuz, soyunuza

şehrin göbeğine dikeceğim abidenizi
bileyim tüm ruh hallerinizi
etmeyeyim bir dediğinizi iki
benimki de sadece temenni

soba, saç, banyo

Banyo yaptıktan sonra elektrikli soba varsa yanımda iki anımı hatırlıyorum.

Biri, daha küçücükken annemlere yalvara yalvara aldırttığım oyuncak bebeğimin daha 2.gün saçlarını sobada yaktığım zamanki pişmanlığım- kızın saçlarını o kadar yaklaştırmamalıydım onun yanına, hiçbir zaman

Diğeri de bambaşka birinin elinde solmuş renkli bir havluyla, soğuk bir evde ben banyodan çıkınca yine aynı elektrikli soba önünde havluyla saçımı kurularkenki utangaç halim - saçlarımı o kadar yaklaştırmamalıydım onun yanına, hiçbir zaman      

yar bana bir eğlence medet

Offf bana bir eğlence medet, amann bana bir eğlence medet!!!
Bir yanım, dünyanın en güzel yemekelrini yapıyor akşamları, diğer yanım domates almaya üşeniyor, bisküvi kemiriyor biteviye. Açım aslında yemek yesem daha iyi olcak ama üşengeçlik tavan yaptı.

Bir yanım, canla başla çalışıyor, çiziyor, okuyor, izliyor. Diğer yanım dünyadan bir haber.

Bir yanım çok hareketten yorgun, diğer yanım uykulardan uyanamadı hala.
Bir yanım geveze mi geveze. Anlatacak çok şeyi var o yanımın. Diğer yanımsa suskun. Karşımdaki konuşan insanı utandırırcasına suskun hem de.

Bir yanım çok çapkın. Diğer yanım bildiğin kütük ya hu. Hissiyatsız yanü.

Bir yanım ego patlamasından taşıyor. Diğer yanım bildiğin ermiş.

İstiyorum ki, şu gel gitlerimi biri dürtmesin. Vurmasın yüzüme. Mal mal baksın suratıma yani benden sana ne be? Kötü hissediyorum valla.

İstiyorum ki  sadece animasyon izlemeye tahammülümün olduğu bir an önce anlaşılsın.
Her şeyim kısa şu aralar.
Tahammülüm de kısa. En yakın dostlarıma, sevdiklerime bile dayanamıyorum. Kat sayım, algım falan her bir şeyim düşşşşşüüüüüüüük!
Benden tepki beklemeyin.
Ne duygusal bulantılara ayıracak vaktim, ne Zara'daki indirimden yararlanacak nakitim var.
Yoga ile meşgulüm şu aralar.
Bir de Yeniçeriler var.

Masal kitaplarımı da alıp Starbucks'a oturacağım iş çıkışı. Gidecek güzel bir cafe de yok anasını satayım. Bir Geek tavlarsam iyidir nişantaşı semalarında. Her yer indie chick kaynıyor ya bu neyin çakması bu kaçıncıbahçegördüğümtarumar?

Sonra da Narnia'ya!

ofiste yılbaşı

Odamız da pek süslüydü:






Çok güzel bir hediye aldım sonra. Haziran ayını seçtim. Arkasını çevirdim. Cuk oturdu:





Bunları da ben yaptım İş yerindekilere yılbaşı hediyem hepsi. Küçük rozetler:)


Hepinize mutlu yıllar dilerim!
Sanem:)