YALÇIN TURA VS ENNIO MORRICONE

Başlık biraz canice oldu. Belki de feat. olmalı vs yerine bilemiyorum. Ama bugün birşeyi farkettim Ennio Morricone'u dinlerken. Geçtiğimiz haftasonu da Umutsuzlar'ı izlemiştim tekrardan ve bu iki gündür de Yalçın Tura aklımdaydı. Ben bu iki adamı birbirine benzetiyorum. Şimdi birçoğumuz Ennio Morricone'u tanır. İyi, Kötü, Çirkin'in, Bir Zamanlar Batı'da, Cennet Sineması gibi kült filmlerin müziklerini yapan şimdilerde bir hayli yaşlı ama bir o kadar güçlü bir müzisyeni zannediyorum çoğumuz biliriz.

Benim favorim ise Cinema Paradiso'dur sanırım. Şöyle örnek vereyim:





Ama birçoğumuz Yalçın Tura'yı tanımıyordur. Bu ülkede doğmuş, yetişmiş ve Yeşilçam'ın belki de en güzel müziklerini bestelemiş bu güzel ruhlu sanatçıyı tanımıyoruz muhtemelen.


Yalçın Tura, bana kalırsa bu ülkenin sahip olabileceği ve Türk müziği için nice araştırmalar yapmış en kıymetli müzikologtur. Şimdilerde müzikolog var mı aslına bakarsanız bilmiyorum. Yetiştiğini de sanmıyorum o ayrı mesele.


Biz aslında Yalçın Tura'yı orkestralar için bestelediği yapıtlardan ziyade Yeşilçam'dan çok iyi tanıyoruz. Yeri geliyor," Dönüş" filminde Seha Okuş'un o dolgun sesiyle "Hasretinle Yandı Gönlüm"ü besteliyor, bazen de Fırat ve Çiğdem'in acı dolu hikayelerinde "Umutsuzlar"da duyuyoruz kendisini. Sonra "Asiye Nasıl Kurtulur", "Bir Yudum Sevgi", "Açlık"...daha niceleri.


Yaptığı müzik, insanın içini titreten, parçalayan, yıkıp geçen cinsten. İnsanlık acısı gibi bu bestelerin çoğu. Armonisi bambaşka, enstrümanların yumuşaklığı, arpın, kemanın, yan flütlerin dokunuşları bambaşka.

Ben konuşmayayım daha fazla, dinleyin fazla fazla. En sevdiğimi de en başa koyayım tam olsun.







Asiye Nasıl Kurtulur var tabii bulamadım onu filminin başında biraz dinleyebilmek mümkün parçayı: http://www.youtube.com/watch?v=_V5DrnDWDA0

Orkestralar, şefler bir akıl etse de şu müzikleri tekrardan düzenleyip bir konser yapsalar ne enfes olur!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder