masa

peki
kafamızı koyup şu sert masalara
şu gündüz gece çalıştığımız
ahşap
tahta
cam masalara
günün sonunda
dayayıp başımı
seni düşünüp
hayal kurmaya
iznimiz var mıdır?
şu tahta masalarda
şu ahşap
şu günün tüm ağrısını
sancısını
çilesini
kaygısını
kavgasını
taşıyan masalarda
şu yüzüme sert
gönlüme tüy gibi
düşen
tahta mı
ahşap mı
cam mı
bilmem
şu "sen" olduğum masalarda
soruyorum işte
iznimiz var mıdır?
senden gayrı
hal
takat
tab kalmamışsa şu başımda
izin var mıdır senden bana
şu ahşap masamda?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder