rüya

Size, 1 haftadır gördüğüm rüyayı anlatacağım. Benim için anlamı BÜYÜK, yer yer de korkutucu tarafları olan bir rüya bu.

İlk gece: Roma İmparatorluğundayız. Kentlerin biri lanetlenmiş. Şehre uğursuzluk hakim salmış, bir sürü talihsizlik, hastalıklar, zaferle dönülemeyen savaşlar...vs. Şehrin lanetini kırmak ve büyüyü bozmak için bendenizi çağırıyorlar, meğersem ben de büyücüymüşüm. Şehre ilk geldiğim zaman etrafımda olan insanların ihtişamını bir kenara baktım, baya güçlü bir hatunum. Uzunca bir kaftanım var, saçlarım da upuzun. Ellerimin şifalı olduğuna inanıyormuş şehirdekiler, dokunduğum yer de bereketlenirmiş.

Bir kuyu açıyoruz hepberaber. Kuyunun içi çıyanlar, yılanlar dolu. Kuyu da çok derin bir kuyu. İçine şöyle bir bakıp kafamı geri çekiyorum.

İkinci gece: Yine aynı ortam, yeşillikler içersinde bir yerdeyim. Etrafıma iyice bakıp dualar okuyorum.

Üçüncü gece: Yine Roma İmparatorluğu. Nerden anladığımı soracaksınız sanırım semboller, yapılar ipucu oldu bunu anlamamda, kıyafetler de çok belirgin ve netti. Masa başında oturup bir tas suya bakıyorum uzunca. Sonra derin düşünceler beliriyor kafamda, hesaplamalar yapıyorum, çizimler, yazılar, aritmetik hesaplar.

Böyle devam etti sanırım 1-2 gece daha gördüm buna benzer şeyler. Her seferinde saat 4 buçukda uyandım. Tam 4 buçukda. Müthiş bir heyecan ve mutlulukla, sevinçten uykulara çok zor daldım.

Bu sabah, nereden geldiğini bilmediğim bir şekilde, uyandığımda elimde ve yatağımda kurumuş çiçekler vardı. Etrafımda, bu çiçeklerin nasıl geldiğine dair tek bir kanıt yok; ne başucumda bir çiçek ne etrafımda... Korkutucu geldi tabii ki ilk başta. Sonradan aklıma dank etti arkadaşlarımla da konuşunca, ben gece kalkıp, defterlerimi karıştırıp kuruttuğum çiçekleri büyü yapmak üzere yatağa götürmüş olmalıydım. Uyurgezerlik yoktur aslında bende ama böyle de komik bir durum ortaya çıkıyor işte.

Ruhum gezmiş, gitmiş şöyle bir Roma İmparatorluğu'na, daha ne ister gönlüm :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder