kör biye mi döneyim, pervaz mı?

Kumaşımız kaldıysa pervaz dön. Yoksa kör biye de iyidir.

Güya tasarım sektöründeyiz, modacıyız falan. Yalan yahu yalan, öyle londra sokak modasından fırlamış gibi giyindiğimize, entellektüel kişiliğimize falan bakmayın yani hepimiz burda kalıpçısıyla, dikişçisiyle, pensle (kimi zaman sasonla), garniyle haşır neşiriz. Ha cumartesi gelir, çıkarız Taksim'e, tanımayız kimseyi o ayrı. Haftanın 6 günü böyle ama. Açık olalım, birbirimizi kandırmayalım.

Dört yıl üniversitede vay efendim postmodern sanattır, yok efendim kompozisyon mantığı nedir, bauhaus ekolü kimdendir meyli nedir falan bunları çalıştıktan sonra zannediyorsun ki bulunduğun ortamlarda da bu tarz konulardan dem vurulacak. Yok öyle bir şey! Hepimizi kandırdılar, yazıklar olsun.

Ben son derece boynu bükük, kalbi kırık bir insanım şu sıralar. Haftanın 6 günü tam gün çalıştım birkaç haftadır. Ve de bayramda da çalışıyorum. Moda sektörünü kurtaracak akla sahibim! Ama gücüm kalmadı. Uyukluyorum resmen. Yaşamak bu değil. Bayramda annemler de yok zaten gelmeyeceklermiş İstanbul'a, acayip kılım.

Sıradaki şarkı, yeniyetmeliğimize gelsin o halde. Mümkün olan her hatayı yapan, çıkış yolunun nerede olduğunu bulmaya çalışan taze, körpecik fidanlara gelsin.

Düz boy ipliğine dikkat edin ha bu hayatta. Ona göre tutun makası.

İyi bayramlar herkese:)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder