burası evim olsun

anne ben burayı bir ev yapacağım
güzel bir perde lazım bana
biraz çekmeceli dolaplar
raflar
kitaplarım gelsin sonra, kazaklarım, hepsi gelsin
misafir gelirse odamda uyusun koltuk lazım bana
çatal bıçaklarım, bardaklarım, kupalarım
televizyonum bile olsun
gitarımı da alayım sonra
hepsi yanı başımda kurulsun
gitmeyeceğim bir yere
burası memleketim olsun
odamda kilimim olsun
olsun be anne
buradayım uzun bir süre

deneme 1,2,3

Yarın için pek umut yok. Afili laflar etmeyelim lütfen. Bazı şeylerin değişime uğramayacağı- en azından benim için- aşikar. Daha ne kadar sürdüreceğim bu oyunu onu da anlayabilmiş değilim. Olmayacak duaya kaçıncı kere amin dediğimi hatırlamıyorum bile. Söz konusu hafızam ve kayıt tutmaksa, ben hep yeniğim zaten.

İyi şeyler dilemekten başka da elimden bir şey gelmiyor. Bugün yolda yürürken nasıl midem bulandı ve başım döndü anlatamam. O zaman anladım ki açlık, yorgunluk ya da hastalık değildi midemi bulandıran şey. Umudumun olmayışıydı. Daha fazla beklemeyeceğimi anladığım an midem bulandı. Oturaklı midem, ruhum sabırsızlandıkça hop ediyordu. Bunun sonrası hep sancılı geçer.

Sahi, biri bana hatırlatsın. Olmayacaklara kaçıncı kez kendimi kandırışım bu?

böyle olmayacağıma yemin ettim bu sabah!

yeşil çayınız var mı? yoksa almayayım teşekkürler
yoga şart tabii ki
sabah 1, akşam 1 olmak üzere günde 2 defa GNC vitaminlerimi alıyorum
pasta sevmem, kalsın.
tavuk, ızgara mı?
dik dur!
pilatese başlamak iyi fikir
akşam sinemaya gidelim kızlarla
yeni çıkan i-phonelardan almam lazım
haftasonu bir yerlere mi kaçsak?
gülümseme işyerinde
renkli de giyinme
özensiz bir özenmişlik olsun üzerinde
sinirlerini ilk ameliyatla aldır mümkünse
ağlama da gülme de
en iyisini ben bilirim
akıllıyım zekiyim
hata mı, onu çok az yaparım işte
gayet de fitim
erkek mi? hah!
kibirliyim.
Biz güzel şeylerden bahsetmeye devam edelim ama ben kolay lokmayım. Dön, dolaş, gez, kafa yor, kendini yor, beni yor. Ben buradayım. Bekliyorum ama değil mi? Sabır taşı olsa çatlar mıydı bilemiyorum. Ama içimde her geçen gün bir taş büyüyor. Dikenli bir taş ama bu.

Ama işte, güzel şeylerden bahsetmeye devam edelim. Ben nasılsa buralardayım.
Beklerim
payıma mesafe düştükçe 
eksik kalıyorum

yani biri vardı da yok muydu

vardı da biri hani
yoksa yok muydu
vardı biri hani ama var olması ile beraber
nerde olduğu ayrı bir soru gibiydi
hani, sen "var" desen
bulması zor gibiydi
onu
anlatması şöyle dursun
anlaması bile zordu
yani sen "var" desen
vardı da hani
aslında yoktu
onun varlığı da
koca bir boşluktu
parmağınla gösteremezken sen onu
diyemezken
o
şu
bu
ha işte
şurdaki
şu var ya şu
işte o
sen diyemezken bile bunu
yani kim bilebilir ki
biri var mı
yok mu