incapable

Incapable
and disable to understand what's lying underneath
truly, deeply and stupidly
unable
helpless
weak
and humble
that's what you are my dear lord
my sir
my master
my words are inarticulate to describe your insolvency
and your weakness.

deneme 1, 2, 3

Alıp git dedi şunları
al işte dedi
al git
elindeki tavsiyeleri avcuma tutuşturup

gözbebeklerimizi büyütmesinde sorun yok
ama hıçkırıklarımızı durdurur mu bu ilaçlar

dedim hani biraz kaslı
uzun boylu
poslu
endamlı
adam olacaksa hani işte böylesi olmalı
e biraz da vurdum duymalı
az birazda vefalı olmalı
dedim beni böyle yetiştirdi anam
karşımdaki de bittabi böyle olmalı

yok yok, gözbebeklerimiz yerinde kalsın
e arada insan onlara da aynada bakmalı

aldım gittim ilaçları
ama dedim ya sorun değil
maksat ki durdursun hıçkırıkları
çığlık da değil hani
tizinden,pesinden o suskun puskun
sinsi
hıçkırıkları
dedim deminden beri
diyorum
bir ileri bir geri
sus pus hıçkırıkları susturmalı

avuç içlerimizin terlemesinde de mahsur yok
insan önce içini sıcak sularda yıkamalı

dedim neyse, değiştridim
sen yeter ki gözbebeklerime dokunma
ilişiğim vardır benim onlarla sen iyisi mi gözbebeklerimin
haresine
halesine
dokunma
önce insan gözbebeğiyle barışmalı
dedim mazeretim iki kaşımın altında
e boylu poslu adam gibi adamın da
güzel bakan iki boncuk da zaten
o iki kaşının altında

ama işte hiçbir mahsuru yok şu saatten sonra
utanmak mı dedin?
ha o işte iki kaşın ortasında
sen iyisi mi ama
en iyisi mi
ver ilaçlarımı
da
iki kaş altına dokunma

Traveller's Dower

A few weeks ago, I attended for a competiton which was about fashion design and the main purpose of this competetion was  to push forward young skills in Turkey. It really did not end as I dreamed- yes I could not even make semi-final- but I believe I made beautiful collages for my collection during that time.

My theme was "Traveller's Dower" and I read a great poem from an old English poet which says; Pluck not the wayside flower, it is the traveller's dower, which inspires me still.

So here are the collages I made for this collection. Hope you like my precious pieces.









yıl 2011, oflardan ohlara geçtik nihayet

Artık, eski buruk şarkıları dinleme vakti. Biraz tehlikeli bulduğum dalgalı sular da duruldu. Dinginliğim ön saflarda; çarpışmıyor üstelik. Yüzükoyun yatmış ve güzel bir kitap okuyor. Başında da güzel bir papatya tacı.

Şimdilerde böyle. Korkunun ensamesi yok desem yeridir. Dem bu demdir. Tam da yeridir huzurumu betimlemenin.

Kollarımı açmışım sana, basmışım başını bağrıma. Ohh ya! Ohhhhhhhhhh
Keyfin benimkine oranla daha yüksek, daha bir volümlü. Can sıkıntılarım dalgalı denizlerin sahildeki kayalara vurması gibi coşkulu. On kaplan gücünde tedirginim ve yorgunum.

Ama tanrının sevgisi, şefkati, ilgisi, alakası senin üzerinde olsun evladım. BİZE DE EL RAHMAN-I RAHİM. Ancak bu kadarını söyleyebilirim.