gürültü

Gürültü var bu şehirde, çok hem de. Camı açtığımda duyduğum seslerden başım ağrıyor. Yazı yazarken kelimelerim karışıyor, cümle kuramıyorum.
Birkaç gün önce öyle miydi halbuki? Sadece kuş sesleri duyuyordum. Bir de bir araba geçerse caddeden, onun heyecanını.
Birşeyi farkettim. Yara almaktan çok korksam ve çekinsem de, başıma geldiği vakit onun keyfini de sürüyorum. Yıllardır düşmemiştim,geçen gün ayakkabılarımı yerleştirirken şöyle derin ama abartılmayacak bir çizik aldı kolum. Kanadı. Nasıl özlemişim o kanamayı, o acıyı. İçimden dedim, keşke biraz daha derin olabilseydi.
Bu yazı nereye varacak bilmiyorum ama bu iki olay arasında bağlantı kuruyorum kendimce. Gürültüden, bağırtıdan kaçarım ama olduğu zaman da daha fazlasını isteyecek cesarete sahibim sanırım.
Yaralar da gürültü bir yerde, kendi içinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder