dert uyuşmazlığı

Sana nasıl anlatabilirim
Nasıl tarif edebilirim
Aramızdaki farkı?
Din değil
Dil değil
Fikir hiç değil
Sen de insansın
Ben de insanım nihayetinde
Lakin bizde durumlar şöyle,
Sen düşünürken yiyeceğin üç öğün yemeği
Benim milletimin insanı düşünür eve götüreceği ekmeği
Üç yumurta
İki yoğurt
On ekmeği!
Kendi bilir gün içinde çektiği çileyi
Sen
Çatısı,
Bacası,
Ocağı olan evlerin
Sıcak kucaklarına kurulmuş oturmuşsun
Ben sana nasıl göstereyim derme çatma haneleri?

Dapdar denizlerin, boğazların ortasından geçen vapurlar gibi
Kuytulardan ince ince süzülen sularda bir telaş bizimkisi
Bir koşturmaca
Upuzun, kanlı bir koşturmaca
Bilir bizim alt katın bekçisi

Sana nasıl öğretirim
"Dokuz köyden kovuldum" demeyi?
Öğrettim diyelim
Doğruyu söyleyeni... niçin, neden?
Diyebilir miyim ki?
Anlar mısın dil dediğimde
Bunun dört anlama geldiğini?
Üç değil be gavurun evladı
Dört
Dört anlam!
"Can" aralarında en önemlisi
Canan'la konuşurken
Hangi dil'i kullanacağını
Sana öğretebilir miyim ki?

Efkar
Edep
Adap
Yok ki sizin dillerde
Gelse bir hüzün çökse omuzlarıma
Halden düşsem,
Gönlüm yoruldu desem
Bilecen mi?

Soruyorsun bir de bana
Bu insancıkların elleri
Neden nasırlı?
Ya peki ayakları, parmakları
Neden kınalı?
Nasıl anlatayım sana bunları?
Bizim senle aramızdaki
Ten değil
Fikir değil
Din değil
Dert uyuşmazlığı





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder