iyi oluyor

bir şey hissetsem bari diyorum
açıyorum en depresif müzikleri
şarkıları
türküleri
kapı zili çalıyor
sanem ona koşuyor
oturuyorum yerime
bir iki şiir okuyayım diyorum
telefon çalıyor
sonra bir kahkaka bir neşedir gidiyor
acıklı bir film izleyesim geliyor
sonra bir arkadaş kapımı çalıyor
o güzel "taktak"sesine kurban olsunlar kapımın!
ne güzel kapım çalınıyor
muhabbetin dibine vuruluyor
sonra uykum gelmesin mi
yatıyorum
hadi birilerini düşünsem, birşeyler anımsasam
kafam kaldırmıyor
sonrası karanlık zaten...siyahlar, karalar...

telaşım çok bu aralar
ne kendimi dinlemeye
ne de kendimi üzmeye vakit kalıyor
minik iğneleri etime batıracak
zamanım dahi olmuyor

amaan
iyi oluyor böyle
iyi oluyor

load earlier messages
earlier memories
earlier sun baths
earlier sun tends

bring some summer perfume here
bring it with the cold breeze of last summer days
it is time for me to face with my final
regrets

sevgili okurlar....

bu aralar pek birşey yazamıyorum ve bu canımı çok sıkıyor!

adama sorarlar

bana baksana
bir bak!
senle değil benim derdim
hele o dert sen hiç değilsin
sorunum yine kendim
kendimle alıp veremediğim
kaset çaları geriye
başa
en başa sarıp tekrar aynı şarkıyı dinlemek gibi
orda kalmak için bir süre daha
az daha bir şeyler hissetmek için
tırnak atıyorum kabuklarıma
kanasın da kabuk bağlasın tekrar diye, sonra
sebebi sen değilsin
derdim sen hiç değilsin

sen de kimsin?






"yer" dediğin zaman, iki anlama çıkabilir

az hasar almadan
arabalara mı binmeliydim?
taksilere?
oturup köşelerde
cam diplerinde
seyreylemek hayatı daha mı kolaydı?
dört camlı bir yerin içersinde?
bir yere götürülmek mi daha kolaydı
gidemeden o yerlere?
insanın kendine tahammül edemediği yerde
oturup dinlenmek mi gerekliydi
yürümek yerine?

sevilleme

kişinin bir zamanlar sevilmiş olduğunu hatırlaması üzücü. çünkü şöyle acıklı bir sonuç çıkıyordur ortaya.

artık sevilmiyordur.


kapım

Payımıza hasretten ötesi düşmediyse, şunca yıldır, küsmek mi gerekir kadere ya da tanrıya bilemiyorum. Dönüp dolaşıp yine aynı yolda bulduysak kendimizi, tam da başladığımız yerde...Hata bizde midir yine aynı yolu tercih ettiğimiz için?

Kapıyı açıyorum. Kapım da ne güzel kapı. Benim evimin kapısı. Benim evimin tahta kapısını açıyorum. Açtığımda içinde, içerisinde sesi duyulsun, nefesi koksun benim içerimin. Olmuyor ama, payımıza uzaklık düşüyor.

Mesafe düşüyor.

Bu hayatta bir şeyi spontane yapmanın lüksü paha biçilemez. Ben bunu hiç yaşayamayacağım galiba.