gafliklerin çere çöpe

bak buraya dökeriz bütün bilyelerimizi
oynarız hepsiyle tek tek
benim bir tane mavi kafçikim var mesela
yuvarlıyorum bayırdan aşağı
iniyor süzüle süzüle
sonra bütün gidiş gelişler benden
maviş de benim gafliğim
ona siyah bir şey değmedi henüz
ondan böyle rengi düz
ama düpedüz beter eder adamı
orta yerde
düpedüz

her el tüm çıtıklar benim
bu toz toprak senin değil
dirseklerini dayadığın mermer senin değil
nişan alma boşuna,
bütün misketlerinin yeri belli
çıktığı yerden başlarsın tekrardan
yerlerin hiçbiri senin değil
kızma hiç,
öyle deme
insan bazen dayanarak da direnir
sen de azcık dayanmasını bil
bu el de senin değil
kıypış git, geri gelme
bu el de senin değil

miş'li "güya" umursamaz zaman

kimmiş?
kim?
ne demiş?
kime söylemiş?
neciymiş, kimmiş?
üçmüş, beşmiş
neyin nesiymiş?
aman canım bana neymiş
kime neymiş?
trene binmiş
gitmiş
nereye gitmiş?
hangi trene binmiş?

nerede buluşmuşlar?
hangi gecenin karanlığında sevişmişler?
neyse neymiş
bir daha gelir miymiş?
aman canım gelse neymiş
bana neymiş

ne edecekmişim
neyime yarayacakmış?
yok canım ne alakası varmış
kimin umrundaymış

zıkkım içsinmiş
beter olsunmuş
ya da olmasınmış canım bana neymiş
nolmuş nolmuş?
kime sır satmış?
kimden meyve çalmış?
kadeh mi tokuşturmuş?
kimin eline değmiş bardağı?
ya hu bundan bana neymiş

aman canım bana neymiş
aman be
canıma tak etmiş




mahlep

buna iyi bak
bu beyaz tozlara iyi bak
bak, bunu bölüşemeyiz biz

burnuma gelir bazen kokusu
delirecek gibi olurdum da önceleri
sonradan baktım benim sokaklarda da aynı koku,
hiç ara vermeden gelip kapımı çalmış
buyur ettim bahar günü bir bayram sabahı
bayram da başkasının bayramı
o günden beri durur köşemde, oynatmadım yerini
kış ayazına nasipmiş, aç avcunu bekle beni

önceleri bilmezdim bile neyin nesi
ömürde ona da yer varmış, gördüm
gözümün içine içine battı bütün beyazlar
sormuştum da birine bu neyin kokusu diye
bilmediğinden dedi, "anlamam ki, annem bilir"
sonra ben de gittim kendi anneme sordum
o anlattı da buldum
zaten o anlatırdı hep bana birşeyler
kimseden bir şey duymadım

böyleydi işte,
insan avucundaki toza ne dünyalar sığdırıyor
sonre yeri geliyor o tozları başka çöreklere pay ediyor

bazen de yeri geliyor
ortalık toz duman oluyor.