70'lerin melodramı yenilmezimdir

mis gibi yeşilçam. izlediğim filmlerde genelde bu şarkı çalar, başroldeki kadın da gazino sahnesinin en ucundan geriye doğru bir sağ bir sol yana kırıta kırıta dans ederdi. başroldeki adam da binbir kahırla içkisini yudumlayarak kadını seyrederdi. bir acayip üzerdi bu şarkı beni.
küçüklüğümde çok uzun bir süre bu dansın taklidini yaptım, neden geriye doğru gittiklerine hep hayret ederek. sonra babam açıkladı bu dansın nedenini. meğer teknolojik yetersizliklerdenmiş, kamerayı bir yere sabitliyorlar, kadın da ancak tek yönde hareket edebiliyormuş, geri geri... :)





"...düşünüyorum öyleyse varım. oldukça makul. fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: düşünen bir adamı düşünüyorum. düşündüğümü bildiğim için, ben varım. düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. böylece o da benim kadar gerçek oluyor. bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek ben ise bir düş oluyorum..."

sen onu düşlerken o var oluyor da o seni düşlediğinde sen neden düş oluyorsun?

My schemes are just like all my dreams. Ending in the sky.

Some fellows look and find the sunshine
I always look and find the rain
Some fellows make a winning sometime
I never even make a gain, believe me
I'm always chasing rainbows
Waiting to find a little bluebird in vain